Bel Ağrısı

Home » Bel Ağrısı
0 Comments

İşini sevmeyenin beli ağrıyor.

Bel ağrısı, 35-45 yaş arası genç çalışan nüfusun önemli bir kısmını etkilemektedir. Mesleki risk faktörleri göz ardı edildiğinde, kadınlar ve erkekler arasında bel ağrısı sıklığı arasında fark yoktur. Ayrıca, düşük gelir grubundaki insanların bel ağrısı sıklığının, yüksek gelir grubundakilere göre daha düşük olduğu bildirilmektedir.

Bel ağrısının en sık nedeni bel omurlarının mekanik bozukluklarıdır. Mekanik bel ağrısı, enfeksiyonlar, metabolik hastalıklar, tümörler ve kırılma ağrıları dışındaki bel ağrılarıdır. Ani ortaya çıkan bel ağrısı vakalarının %80’ine yakını, 6-8 hafta içinde tedaviye bağlı olmaksızın iyileşmektedir. Ancak, devamlı bel ağrısı çeken hastaların %80’inde bir yıl içinde yeni atak gelişmektedir. Burada önemli olan, ilk ağrı atağını önleyebilmek ve bel ağrısının kronikleşmesini ve buna bağlı sakatlığı engellemek için ağrıyı başlatan ve devamını sağlayan risk faktörlerini tanımak ve koruyucu önlemleri almaktır.

İşini sevmeyenlerin bel ağrısı nedeniyle hekime başvurma oranı, işini sevenlere göre 2,5 kat fazladır. İşinden memnun olmama ve takdir edilmeme, bel ağrısında risk faktörüdür. Ağır fiziksel şartlar, psikososyal etmenler, kişisel ve fizyolojik etmenler bel ağrısının oluşumunda rol oynamaktadır. (ağır fiziksel koşullarda çalışma, ağır kaldırma, işten memnun olmama, dinlenme saatlerinin yetersizliği, stres, fiziksel aktivite yetersizliği, sigara kullanımı, hamilelik)

Şişmanlığın bel ağrısının oluşumunda etkisi az olmasına rağmen, ağrının sürekliliğinde etkisi büyüktür. Bel ağrısı; çok sık görülmesi, ayaktan tedavi için hekime başvuru yapılan en sık üç neden arasında yer alması, tanı ve tedavisinde çok fazla harcama yapılması ve neden olduğu iş gücü kayıpları ile önemli bir sağlık sorunudur. Yetişkinlerin yaklaşık %80’inin yaşamlarının bir döneminde bel ağrısı yaşadığı belirtilmektedir.

Bazı araştırmacılar, bel ağrısı gelişiminde ailevi/genetik faktörlerin etkili olduğunu belirtmektedir. Bel ağrısının sürekliliğinde ise genetik faktörlerin çevresel faktörlerden daha büyük rol oynadığı vurgulanmaktadır. Gebeliğe bağlı olarak bel ağrısının arttığı bilinmektedir.

Yakın geçmişte bel ağrılı hastaların tedavisi ağrı kesici ve yatak istirahatından oluşmaktaydı. Günümüzde ise yatak istirahatının iyileşmeyi geciktirebileceği ve ağrıyı uzatabileceği belirtilmektedir. Ağrı sınırları içinde normal aktivitenin devamı tedavide daha iyi sonuç vermektedir.

Ameliyat, geleneksel yöntemlerde başarısız olan şiddetli ağrıdan şikayet eden hastalar için önerilmelidir. Cerrahiden en çok faydalanacak hastaları belirlemek için sosyal, ekonomik ve psikolojik özellikler dikkate alınmalıdır.

Birçok sağlık sorununda olduğu gibi, bel ağrısında da “korunma” daha kolaydır. Çalışma sırasında düzgün duruşu öğretmek, doğru hareketleri (eğilme, ağırlık kaldırma, taşıma, dönme gibi) öğretmek ve sağlıklı yaşam biçimini geliştirebilecek önerilerde bulunmak önemlidir.

Categories: Genel

Related Posts

Derin Beyin Stimülasyonu (Beyin Pili)
Parkinson hastalığının tedavisinde son 50 yılda büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Bu hastaların kuvvet, duyusal ve mental
Spinal Kord Stimülasyonu
Elektrik uygulamaları tedavide yaklaşık 4500 yıldır kullanılmaktadır. Birinci yüzyılda hekimlerin, baş ağrısı ve eklem ağrılarında
Baş Ağrısı
Günümüzde baş ağrıları, toplumda sık karşılaşılan bir şikayettir. Baş ağrılarının altında yatan sebepler çok basit