Bel ağrısı ve bel fıtığı toplumun büyük bölümünü etkileyen yaygın bir sağlık problemidir. İnsan omurgasının en çok yük binen ve hareket sistemi ile ilgili rahatsızlıkların en sık ortaya çıktığı alan bel (lomber) bölgesidir.
Bel fıtığı (Lomber Disk Hernisi), iki omur arasında omurgaya binen yükü emen (absorbe eden) ve eşit dağılımını sağlayan diskin, omuriliğe ve/veya sinir köklerine doğru fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.
Bel ağrısı, çok sık görülmesi, ayaktan tedavi için hekime başvuru yapılan en sık üç neden arasında yer alması, tanı ve tedavisinde çok fazla harcama yapılması ve neden olduğu iş gücü kayıpları ile önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Çeşitli yayınlarda bel ağrısı sıklığının %60-90 olduğu belirtilmektedir. Yetişkinlerin yaklaşık %80’i yaşamlarının bir döneminde bel ağrısı yaşamaktadır ve genelde 4-6 hafta içinde iyileşir ve normal yaşamlarına dönerler.
Halk arasındaki yaygın inanışa göre bel ağrısı olan hasta, kendisinde bel fıtığı olduğunu düşünür. Bu yanlış bir inanıştır. Bel ağrısı bel fıtığına bağlı olabileceği gibi lomber spinal dar kanal (sinir sıkışıklığı), omurilik tümörleri, omurga kırıkları, romatizmal hastalıklar, iltihabi durumlar veya kas-iskelet sistemini ilgilendiren çeşitli hastalıklara bağlı olabilir. Bu yüzden hastanın uzman hekim yardımı alması daha uygundur. Mevcut şikayet, basit medikal tedaviyle düzelebilecek ya da ciddi cerrahi girişim gerektirecek bir problem olabilir.
Bel ağrısı genelde başlangıç semptomudur. Bununla birlikte, genelde hastanın kalça içinde ve bir ya da her iki bacağa yayılan ağrı şikayeti olur. Bu şikayetler çok hafif olabileceği gibi, kişinin yaşam kalitesini etkileyecek kadar şiddetli olabilir. Sosyal yaşantısını etkiler. Hastanın bası altında olan sinirine bağlı olarak uyluk, bacak ya da ayakta uyuşma, hissizlik, kuvvet kaybı şikayetleri olabilir. Daha ciddi omurilik basılarında idrar ve büyük abdest kaçırma gibi bulgular ortaya çıkabilir. Bel ağrısı birkaç gün içinde kendiliğinden geçmiyor veya azalmıyorsa ve günlük yaşamı olumsuz etkilemeye başlamışsa, beyin omurilik ve sinir cerrahına başvurma zamanı gelmiş demektir.
Bel fıtığı tanısında günümüzde Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme yöntemi ana seçenektir. Detaylı bir şekilde görüntü kalitesi yüksek olan MR çekiminde, hastanın lomber disk hernisi detaylı bir şekilde incelenebilir. Bunun yanında bilgisayarlı tomografi, myelografi (belden kontrast madde verilerek yapılan bir tetkik) gibi radyolojik yöntemler de kullanılabilir. Ancak non-invazif olması, yüksek görüntü kalitesi ve değişik planlarda görüntü alınabilmesi nedeniyle MR tanıda ana seçenektir.
Hastanın klinik bulguları ve radyolojik bulguları çoğu zaman tanı için yeterlidir. Ancak periferik sinir basısı ayırıcı tanısında Elektromiyografi (EMG) tetkiki yapılabilir.
Bel fıtıklarının büyük kısmı ilk etapta cerrahi değildir. Medikal tedavi ve istirahat uygulanan hastaların bir kısmı fayda görür. Ancak medikal tedavi, istirahat ve fizik tedaviye yanıt alınmayan, bel ve bacak ağrıları geçmeyen, süreklilik kazanan ve radyolojik olarak tanısı konan hastalarda cerrahi tedavi gerekli olabilir. Bu konuda uzman hekim değerlendirmesi gerekir. Şiddetli ağrıları olan, medikal tedaviden fayda görmeyen ya da acil cerrahi gerektiren idrar kaçırma ve ani kuvvet kayıpları için mutlaka beklemeden bir uzman hekimle görüşmek faydalı olur.
Lomber disk hernisinin cerrahisinde gelişen teknoloji ve pratik uygulamanın artması ile farklı cerrahi teknikler gelişmiştir. Hangi hastaya hangi tekniğin uygulanacağı, hastanın şikayeti, radyolojik bulguları ve hekimin değerlendirilmesi sonucunda karar verilir.
Temel cerrahi yöntem klasik (basit) diskektomidir. Mikrodiskektomi ise basit diskektomiye göre daha küçük bir insizyondan girilerek yapılan, daha az travmatik olan ve hastanın erken hareket etmesine imkan veren mikroskop altında uygulanan bir tekniktir. 1-2 cm’lik küçük bir kesi ile mikroskobun büyütmesinden faydalanılarak geniş bir görüş alanına ulaşılır.
Mikrodiskektomi: İşlem 1-2 cm’lik bir alanda gerçekleştiği için kan kaybı ve enfeksiyon riski azalır. Postoperatif (ameliyat sonrası) ağrı daha az olur ve bel fıtığının tekrarlama olasılığı çok azalmıştır. Hastanede kalış süresi de çok azalmıştır. Ameliyattan 6 saat sonra yürüyebilmekte ve ertesi gün taburcu olabilmektedir. Bunun sonucunda günlük yaşama daha hızlı geçilebilir. Yaklaşık 7-10 günlük bir süreden sonra günlük yaşama dönülebilmektedir. Bu şekilde iş gücü kayıplarını da önlemektedir.