Belde Kayma

Home » Belde Kayma
0 Comments

Lomber spondilolistezis, yani bel omurlarının (vertebraların) birbiri üstünde kaymasıdır.

Konjenital bel kaymaları daha çok çocuk ve gençlerde (10-25 yaş arası) görülmektedir. Bu grupta en fazla kayma derecesi bulunur ve tıpta displastik tip olarak adlandırılır. Postür ve yürüyüş sıkıntıları belirgindir.

Genetik özelliği olan ve en sık görülen bel kayması ise tıpta istmik tip olarak adlandırılmaktadır. Bu tip, 25-35 yaş arası gençlerde daha sık görülür ve erkeklerde kadınlara göre daha yaygındır. Yineleyen küçük travmalar ve kırıklar sonrası oluşabileceği belirtilmiştir. Küçük dereceli kaymalar ile karşımıza çıkar.

Halk arasında kireçlenme, kemik erimesi ve yaşlılık sonucu oluştuğu ifade edilen bel kayması tipi, dejeneratif tip olarak adlandırılmaktadır. Bu duruma sıklıkla ciddi dar kanal durumu da eşlik etmektedir. Genellikle kadınlarda ve orta yaş üstünde görülmektedir. İleri derecede kaymalara bu grupta rastlanmaz. Kilo vermek, korse kullanmak ve kemik erimesi tedavisi bu kayma tipinde en etkili yöntemlerdir.

Bel ağrısı ile gelen hastaların %5-15’inde herhangi bir derecede bel kayması bulunabilir. Ancak bu bel ağrısı, bel kaymasından değil de bel fıtığı ya da dar kanal nedenli olabilir. Bu nedenle dikkatli bir inceleme gerekmektedir. Yine de bel kayması olan hastalarda en sık görülen yakınma bel ağrısıdır.

Şiddetli travmalar sonucu görülen travmatik bel kayması olarak adlandırılan bir grup daha vardır.

Bel kaymaları derece derece ayrıştırılmaktadır. Birinci derece en hafif evredir ve hastalar çoğunlukla sadece bel ağrısından yakınırlar. İkinci evrede bel kayması daha da ilerlemiştir ve bel ağrısına ek olarak belde şekil ve duruş bozuklukları ortaya çıkmaya başlar. Kaymanın ilerlemesi ile üçüncü ve dördüncü evreye ulaşılır. Bu evrede olay daha ciddidir ve bel fıtığı bulguları, bacak ağrıları, hatta idrar ve gaita kaçırma ile her iki bacakta güçsüzlük oluşabilir.

Görüntüleme yöntemleri olarak direkt grafi, bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans en yaygın kullanılanlardır.

Tedavide amaç bu bölgenin sabitlenmesi ve kaymanın engellenmesidir. Tedavi iki yolla uygulanabilir: cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler.

Cerrahi olmayan yöntemler, daha çok yakınmaları olmayan ya da az olan ve ileri derecede kaymanın olmadığı olgularda uygulanmaktadır. Kaymayı önlemek için hareket kısıtlamak esastır. Korse kullanımı bunun için bir yoldur. Hastanın kilo vermesi, egzersizler (bel ve karın kaslarını güçlendirmek amacıyla) ve ağrı kesici (analjezik ve nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar) kullanımı da buna yardımcı olmaktadır.

İlk yöntemde başarısız sonuç alınan hastalarda cerrahi yöntem uygulanmaktadır. İleri derecede kayması ve şiddetli yakınmaları olan hastalar için cerrahi seçkin bir tedavi yöntemidir. Ayrıca, birinci ve ikinci derece kayması olan, nörolojik defisit (kuvvet kaybı vs) gelişmiş hastalar da cerrahiye adaydır.

Cerrahi teknik, sadece kaymadan dolayı oluşmuş basıyı kaldırmaya yönelik olabileceği gibi, malzeme kullanarak bölgeyi stabil hale getirmek şeklinde de olabilir. Birinci yöntem daha çok gençlerde ve ilerlememiş olgularda uygulanırken, ikinci yöntem daha ilerlemiş olgularda tercih edilmektedir.

Categories: Genel

Related Posts

Derin Beyin Stimülasyonu (Beyin Pili)
Parkinson hastalığının tedavisinde son 50 yılda büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Bu hastaların kuvvet, duyusal ve mental
Spinal Kord Stimülasyonu
Elektrik uygulamaları tedavide yaklaşık 4500 yıldır kullanılmaktadır. Birinci yüzyılda hekimlerin, baş ağrısı ve eklem ağrılarında
Baş Ağrısı
Günümüzde baş ağrıları, toplumda sık karşılaşılan bir şikayettir. Baş ağrılarının altında yatan sebepler çok basit