Epileptik nöbetleri olan hastalarda cerrahi tedavi iki amaca yönelik yapılır:
Epilepsi nöbetlerine neden olan intrakranyal kitle lezyonlarının çıkarılması: Serebral abse, iyi huylu veya kötü huylu tümör, arteriovenöz malformasyon, intraserebral hematom gibi lezyonların çıkarılması için yapılan cerrahi işlemdir. Bu tür işlemler, birincil olarak epilepsiyi durdurmaya yönelik değil, mevcut kitlenin çıkarılmasına ve kitlenin oluşturduğu intrakranyal değişikliklere yöneliktir.
Epilepsi cerrahisi: Antiepileptik ilaçlarla kontrol altına alınamayan epilepsi nöbetlerine yönelik cerrahi işlemdir. Bu işlem, mevcut nöbetlerin sayısını azaltmayı veya tamamen ortadan kaldırmayı amaçlar. Ancak bu işlem ülkemizde sayılı merkezde yapılmaktadır ve rutinde uygulanan bir tedavi yöntemi değildir.
Cerrahi kararı verilen hastalarda iki ana epilepsi cerrahisinden biri tercih edilir: epileptik odağın cerrahi ile ortadan kaldırılması veya epilepsi nöbetinin yayılım yollarının kesilmesi. Epileptik odağın cerrahi ile ortadan kaldırılmasına yönelik cerrahi, fokal odaklı nöbetlerde uygulanabilir. Antiepileptik tedaviye dirençli nöbetleri olan, günlük yaşam kalitesi düşmüş olan ve nöbet odağı cerrahi açıdan sessiz bölgede olan hastalarda cerrahi planlanır.
Önemli olan, hangi hastanın bu programa alınacağıdır:
Hastanın zeka seviyesi önemlidir. Mental retarde hastalarda değerlendirme tartışmalıdır.
Tanı ve tedavi uzun bir süreç olduğu için hasta uyumu önemlidir. Hazırlık sürecinde hasta uyumu sağlanamazsa cerrahi uygulanmaz.
Ağır veya aktif psikozu olan hastalar cerrahi için değerlendirilemez.
Hastanın cerrahi için değerlendirilmesinde nöroloji, psikiyatri, beyin cerrahisi ve radyolojiden oluşan bir ekip detaylı inceleme yapar. Bu ekip, hastanın radyolojik incelemeleri (MR, SPECT, PET) ve uzun süreli video/EEG incelemeleri yapar. Karotis anjiyografi ve intrakarotis amobarbital testi, intrakranyal elektrodla video/EEG tetkikleri de yapılır. Amaç, epilepsi odağını belirlemektir. Kar zarar hesabı yapılarak hasta ve hasta yakınları ile cerrahi işlem ve olası komplikasyonlar detaylı olarak görüşülmelidir.
Cerrahi prosedürler:
Temporal lobektomi: En sık yapılan ve başarı oranı en yüksek yöntemlerden biridir. %85 hastada nöbet kontrolünde önemli bir düzelme görülür. %10-15 hastada başarısız olabilir. Cerrahi sonrası antiepileptik kullanımı ya hiç yoktur ya da en aza indirgenir.
Frontal lobektomi: Temporal lobektomiden sonra frontal kaynaklı epilepsi ataklarında yapılır. Nöbetlerin tamamen düzelmesi %35-50 arasında değişir. %25 oranında cerrahi sonrası değişiklik gözlenmez.
Korpus kalloztomi: Tedaviye dirençli multifokal veya lokalize edilebilen fakat cerrahi girişimi yapılamayan hastalarda uygulanır. Atonik, tonik ve tonik-klonik nöbetlerde etkili bir cerrahi yöntemdir.
Hemisferektomi: Beynin bir yarısından kaynaklanan ve karşı tarafta hemiparezi ve hemianopsi şeklinde nörolojik defisit ile seyreden ilaca dirençli şiddetli epilepsi vakalarında uygulanır. Cerrahi başarı oranı %60 civarındadır.
Tüm bu cerrahi yöntemler, ciddi komplikasyonlar da getirebilir. Bu nedenle, hastanın cerrahi öncesi detaylı olarak değerlendirilmesi ve uygun cerrahi tekniğin seçilmesi önemlidir. Ayrıca, cerrahi ekibin tecrübesi başarı ile doğru orantılıdır.