Gebelerde ne sıklıkla bel ağrısı ve bel fıtığı görülür? Gebelerin yaklaşık yarısında bel ağrısı görülmektedir. Ortalama olarak her 5 gebeden 1’inde bu yakınmalar şiddetlidir. Ağrıların büyük çoğunluğu ilk 3 aydan sonra ortaya çıkmaktadır. Gebelerde bel fıtığı riski bir miktar artmaktadır. Daha önemlisi, bel fıtığı olduğu halde yaşamlarını rahatlıkla sürdürebilen kişilerin, gebeliğe bağlı olarak bu sıkıntılarının artış göstermesidir. Bu açıdan bel fıtığı olan anne adaylarının takibi önemlidir.
Gebelik ve bel ağrısı: Gebelerde birçok fizyolojik değişiklik olmaktadır. Omurga sistemine etkileri önemlidir. Gebelikle birlikte bedensel güçte ve hareket kabiliyetinde birçok değişiklik meydana gelir. Gebelerin boyun, sırt, bel ve kalça ağrıları açısından dikkatle izlenmeleri gerekmektedir. Bu sayede öncelikli tedbirler alınabilir. Bu sıkıntıların en aza indirilmesi, annenin doğum ve sonrasında daha rahat bir yaşam sürmesine ve dolayısıyla bebeği ve ailesiyle ilişkilerinin daha sağlıklı kurulmasına fırsat verir.
Gebelikte bel ağrısı ve bel fıtığı nedenleri: Bel ağrısının birçok farklı nedeni olabilir. Gebelikle birlikte, postür değişikliği, bel kavsinin artışı (lomber lordoz artışı), kilo alımı ve hormonlar başlıca nedenlerdendir. Gebelikte, aşırı kilo alımı bel fıtığı ve bel ağrısı oluşumunu tetikleyebilir. Gebelik süresince aşırı kilo alımını engellemek önemlidir. Diyetisyen ve kadın doğum uzmanının önerileri doğrultusunda, protein yoğunluklu, sebze ve meyve destekli diyet uygulanmalı; aşırı kilo alımına neden olabilecek tatlı gibi karbonhidrat içeren yiyeceklere dikkat edilmelidir.
Gebelikteki kilo alımı ile birlikte ağırlık merkezi değişecektir. Bu da omurga üzerindeki dağılımı ve dengesi değiştirir ve bel ağrısı ile bel fıtığının agreve olmasına yol açar. Aşırı yük binmesi ile diskin ve eklemlerin üzerindeki dengeli dağılım bozulur ve fıtıklaşma oluşumu gerçekleşebilir. Bel ağrısı ve kalçadan bacağa yayılan ağrı olarak tarif edilen siyatik bacak ağrısı ortaya çıkabilir.
Bebeğin büyümesi ve doğumun gerçekleşebilmesi için vücut kendi tedbirlerini alır. Bazı hormonlar aracılığıyla kaslarda, eklemlerde ve bağ dokularda gevşeme sağlanarak bebeğin büyümesine ve doğumun gerçekleşmesine izin verilir. Bu durum, bel-bacak, sırt ve kalça ağrılarının ortaya çıkmasına neden olur. Bel fıtığında, gebelerde artan hormonların (östrojen, progesteron, relaksin) etkisi de olmaktadır. Kaslarda ve eklemlerde gevşeme yaratır. Eklemlerdeki gevşeme sırt, bel ve kalça ağrısına; kaslardaki gevşeme ise ayak şişliklerine, bacak ağrısına, uyuşma ve hareket kabiliyetinin zorluğuna neden olabilir.
Tedavi nasıldır ve ne zaman cerrahi? Gebelerde bel fıtığına cerrahi çok nadiren uygulanmaktadır. Genellikle istirahat, ilaç tedavisi ve fizik tedavi önerilmektedir. Korse, oluşturacağı basınç etkisinden dolayı önerilmez. Ağrı ve kas gevşetici ilaçların bebeğe ve anneye zararlı olmaması önemlidir. Kısa süreli ve en hızlı şekilde vücuttan atılan ilaçlar tercih edilmelidir. Kadın doğum uzmanının önerileri dikkate alınmalıdır.
Basit egzersizler yapılabilir ancak yoğun sıcak uygulama, traksiyonlar veya tens (Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) önerilmez. Lokal soğuk uygulamalar yapılabilir. Yüzme en iyi spor ve en etkin egzersizdir. Yüzme ile bütün kas grupları dengeli bir şekilde çalışır. Egzersizler, rutin ve düzenli olarak her gün uygulanmalıdır. Su masajı ve istirahat, etkili olabilecek ve kolay uygulanabilecek tedavi yöntemlerindendir. Uzun süreli oturmalar ve bel desteksiz oturuşlar, omurga sistemindeki yükü artırıcı etkisinden dolayı önerilmemektedir.
Hangi görüntüleme yöntemleri uygulanır? Hangi hastaya cerrahi uygulanır? Genellikle cerrahi önerilmez; yukarıdaki öneriler ile hastanın durumunda iyileşme sağlanır. Ancak ileri derecede bel fıtığı olduğunda, dayanılamaz ağrılar, kuvvet kaybı ya da diğer nörolojik kayıpların (mesane-barsak problemleri) söz konusu olduğu durumlarda mikrodiskektomi yöntemi ile cerrahi girişim uygulanmaktadır. Magnetik Rezonans (MR) ile tanı konulup, epidural ya da genel anestezi altında yapılacak cerrahi girişimlerin sonuçları olumludur. Gebeliğin herhangi bir döneminde bu girişimler kontraendike değildir. Anne ve bebek için güvenilirdir. Tanı için en ideal görüntüleme yöntemi Magnetik Rezonans’tır. MR’da radyasyon söz konusu olmadığı için bebeğe ya da anneye zararı olmaz. Radyasyon etkisinden dolayı Bilgisayarlı Tomografi veya röntgen çekimi uygun değildir.
Bel fıtığı olan gebede doğum nasıl gerçekleştirilir? Hafif derecede bel fıtığı olan gebeler normal doğum yapabilir. İleri derece bel fıtığı olan gebelerde ise doğumun sezaryen ile gerçekleştirilmesi önerilmektedir.