Kafa Travmaları

Home » Kafa Travmaları
0 Comments

Kranial (kafa) travmalar, ölüm nedenleri arasında önemli bir yer tutmakta, ayrıca sakatlığa neden olarak uzun süre bakım gerektirecek durumlara yol açmaktadır. Kranial travmaların etyolojisinde (nedeninde) en önemli yeri trafik kazaları almaktadır. Trafik kazaları ile oluşan kranial travmalar gençlerde daha sık görülmektedir. Kranial travma nedeniyle gerçekleşen ölümlerin %60’ından trafik kazaları sorumludur. Kranial travmalar, kranial fraktürler (kafa kırıkları), diffüz beyin yaralanmaları ve fokal beyin yaralanmalarını (beyin kanamalarını) içermektedir. Epidural hematomlar, akut subdural hematomlar ve intraserebral hematomlar, fokal yaralanmalar içinde değerlendirilmektedir. Kranial fraktürler; lineer, kommunike, diastatik, bazal veya depresyon fraktürleri şeklinde olabilir.

Depresyon fraktürleri, yüksek konsantre enerjilerin sonucunda oluşur. %75’i frontal ve parietal bölgede yerleşir. %50’sinde şuur kaybı öyküsü yoktur, bu grupta mortalite oranı düşüktür. Ancak çoğunluğunu açık kırıklar oluşturur ve yüksek enfeksiyon riski vardır. Dural laserasyonlar, kontüzyonlar ve hematomlar oluşabilmektedir.

Epidural hematomlar (EDH), kafa travmalarının en iyi bilinen ve tedavi edilebilir komplikasyonlarındandır. Prognozu belirleyen en önemli faktörler hastanın operasyona girmeden önceki bilinç düzeyi, nörolojik muayene bulguları ve bilgisayarlı beyin tomografisinde (BBT) ek intrakranyal patolojilerin varlığıdır. Sıklıkla lineer fraktürlerle birliktedir. BBT’nin (Bilgisayarlı tomografi) kullanılmadığı dönemlerde epidural hematomlu (beyin kanamalı) hastalar için %10-55 gibi yüksek mortalite oranları rapor edilmesine karşın optimal tanı ve tedavi ile mortalite oranları düşürülmüştür ve neredeyse sıfıra inmiştir.

Akut subdural hematomların büyük çoğunluğu venöz kökenlidir. Köprü venlerdeki yırtılma veya arterial kanalları yırtan serebral kontüzyon ile oluşur. En sık frontal, temporal ve parietal bölgede görülür. Kranial travmalara bağlı ölümlerin 2/3’ünün nedenidir. Mortalitesi birçok seride %50’nin üzerindedir. Mortalitenin bu kadar yüksek olmasının nedeni birlikte olduğu parankimal lezyonlardır. Beyin kanamalarında erken tanı ve müdahale çok önemli ve yaşam kurtarıcıdır.

İntraserebral hematomlar %80-90 oranında frontal ve temporal bölgelerde görülür. Sıklıkla oksipital ve lateral fraktürlerle birliktedir. Klinik durumu travmanın şiddetine, hematomun büyüklüğüne, gelişim hızına ve lokalizasyonuna bağlıdır. Tedaviye yanıtları iyi değildir, mortalite oranları %50-60 seviyesindedir. Hematomun büyüklüğü önemli bir parametredir; klinik durumu ne olursa olsun büyük hematomların boşaltılması gerekir. Çoğunlukla ek kranial lezyonlar vardır.

Akut subdural hematomlarda birçok seride mortalite oranları %50-90 arasında değişmektedir. Erken cerrahinin önemi büyüktür, ilk 4 saatte opere edilenlerde mortalite %30 iken, sonrakilerde bu oran %90’lara çıkmaktadır. Bu sonuçlar, sağlık organizasyonunun önemini ortaya koymaktadır. Triajın etkin bir şekilde uygulanıp, iyi bir sağlık organizasyon sistemi ile erken cerrahi girişime olanak sağlanmalıdır.

Akut subdural hematom etyolojisinde, birçok seride yüksekten düşme ve darp yer almaktadır. Epidural hematomlarda ise birçok seride ilk neden trafik kazaları iken bazı serilerde yüksekten düşme yer almaktadır. Ülkemizdeki trafik kazalarının yoğunluğunun bu sonuçlardaki etkisi yadsınamaz.

GKS (Glasgow Koma Skalası) ile mortalite arasında doğrudan bir ilişki vardır. Ağır kranial travmalarda, yani GKS 3-8 olduğu durumlarda mortalite oranı daha da artmaktadır. GKS’nin prognoz ve mortalite değerlendirilmesindeki önemi büyüktür. GKS 3-8 arasında olan ağır kranial travmalı olgularda mortalite oranları artmıştır. Bu durum, ağır kranial travmalı olgularda en sık ve mortalite oranının en yüksek olduğu akut subdural hematomlarda açıkça görülmektedir.

Kranial travmalarda, çeşitli serilerde erkeklerde yoğun olarak en sık neden trafik kazalarıdır. Ağır kranial travmalarda mortalite oranının yüksek olduğu belirtilmiştir. Erkeklerin kranial travmalara maruz kalmaları, aktif yaşamda daha çok bulunmalarına bağlanabilir.

Trafik kazaları, cerrahi uygulanan kranial travmalarda önemli bir yer tutmaktadır. Kranial travmalar, yüksek mortalite (ölüm) ve morbiditesi (sakatlık, hastalık) olan ciddi bir sorundur. Bu sorunun çözümünde erken ve etkin bir cerrahi girişim yanında, koruyucu ve engelleyici hizmetlerin önemi büyüktür. Acil servise ilk gelişte kayıtlarındaki yetersizlik nedeniyle, travma ile cerrahi uygulanma arasındaki zaman tam olarak tespit edilememiştir; buna rağmen genel kanımız erken cerrahinin sonuçlarının daha iyi olduğu yönündedir.

Kranial travmaların önlenebilmesi için, en sık nedenlerden olan trafik kazalarına yönelik engelleyici çalışmalar yapılmalıdır. Kaza sonrasında ise en önemli işlem triajdır (seçim, yani hangi travmalı hastaya neyin yapılacağının hızlı bir biçimde planlanması). Triajın sürekli ve devamlı bir işlem olduğunu unutmayıp her aşamada uygulanması, bu sorunun çözümünde önemli rol oynayabilir. Sağlık kuruluşları arasındaki iletişimin sağlanması da etkin ve kesin tedavinin oluşmasında yararlıdır. İyi bir sağlık organizasyonunun yanında, halkın eğitimi de (acil ilk yardım kursları) mortalite ve morbidite oranlarını azaltmaktadır.

Categories: Genel

Related Posts

Derin Beyin Stimülasyonu (Beyin Pili)
Parkinson hastalığının tedavisinde son 50 yılda büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Bu hastaların kuvvet, duyusal ve mental
Spinal Kord Stimülasyonu
Elektrik uygulamaları tedavide yaklaşık 4500 yıldır kullanılmaktadır. Birinci yüzyılda hekimlerin, baş ağrısı ve eklem ağrılarında
Baş Ağrısı
Günümüzde baş ağrıları, toplumda sık karşılaşılan bir şikayettir. Baş ağrılarının altında yatan sebepler çok basit