Sinir sıkışıklıkları, yakınındaki yapıların basısı nedeniyle oluşan sinir basıları sonucu ortaya çıkar. Sinirin yakınındaki tekrarlayan travmalar en sık nedenlerdendir. Basıya uğrayan sinir etrafında hassasiyet ve ağrı sıkça görülür. Bel ve boyun fıtığı ile karışabilme potansiyelleri nedeniyle dikkat etmek gerekmektedir. Geceleri artması ve istirahatte de devam etmesi sıktır. Diabet, hipotiroid (endokrin bozukluklar) ve romatoid artrit ile sık görülebilmektedir. En sık rastlanılan tuzak nöropatiler şunlardır:
En sık görülen tuzak nöropatisidir. El bileğindeki sinir sıkışıklığıdır (median sinirin karpal tüneldeki sıkışıklığı). 35-60 yaşlarında ve kadınlarda daha sık görülmektedir. Kadınlarda erkeklerden 4 kat daha fazla görülmektedir. Hangi el daha çok kullanılıyorsa o elde daha sıktır. Çoğunlukla iki el birlikte tutulur. Tüneldeki daralmalar, deformasyonlar bu sıkışıklığa neden olur.
Nedenleri arasında çeşitli faktörlerin birlikte rolü vardır. El bileğinin sık kullanımı (bilgisayar klavyesi ya da daktilo yazmak gibi, titreşim yayan el aletlerini kullananlar gibi), yapısal olarak kanalın darlığı, bilekteki çıkık ve kırık, bu bölgedeki sinir ve kemik tümörleri, şişmanlık, devamlı travmalar, gebelik, çay ve kahve tüketiminin fazlalığı, laktasyon (emzirme), menopoz, diabet, hipotiroidi, büyüme hormonunun yükselmesi, vitamin eksikliği ve romatoid artrit gibi hastalıklar. Antikoagülan (kabaca kan sulandırıcı) ve oral kontraseptif (doğum kontrol) haplarının kullanılması da nedenler arasındadır. Böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren hastalarda fistülün olduğu el bileği de bu sendrom için daha riskli hale gelir. Karpal Tünel Sendromu, diyabetik hastalarda normal popülasyona göre üç kat daha fazla görülmektedir. Bu nedenle diyabete özellikle dikkat etmek gerekmektedir.
Klinik incelemede ağrı ve uyuşma en sık rastlanan yakınmalardır. Hasta özellikle sabahları ellerindeki hareket kısıtlılığı, uyuşma ve şişlik hissinden yakınmaktadır. Bu yakınmalar hastalığın ilk dönemlerinde gün içinde azalır. Uykudan ağrı ya da uyuşmuş el ile uyanmak ve ellerini sallamakla ağrı veya uyuşukluğun hafiflemesi tipiktir. İlerlemiş olgularda deride kuruluk ve solukluk; el bileği ve baş parmak etrafında kuvvetsizlik ve kas erimesine rastlanabilir. Yakınmalar mevsimsel özellik gösterebilir; yazın azalıp kışın artabilmektedir.
Ayırıcı tanıda, servikal disk hernisi (boyun fıtığı) mutlaka akılda tutulmalıdır. Tanı koymada hastalığın öyküsü, muayene ve EMG (Elektromiyografi) ilk yapılması gerekenlerdir. EMG’nin tanı değeri oldukça yüksektir. EMG’de bu bölgede sinir iletim hızlarının yavaşladığı görülmektedir. Kan tahlillerinden, özellikle kan şekeri ve tiroid hormonu ayırıcı tanıda yardımcıdır. Böylelikle diyabet ve hipotiroidi tanıları ekarte edilmiş olur. Tanıda direkt grafiler, tomografi ve manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri de kullanılabilse de yaygın değildir.
Tedavide amaç hastayı en kısa zamanda günlük yaşantısına döndürmektir. Hafif olgularda istirahat, nonsteroid antiinflamatuvarlar (kabaca ağrı kesiciler) ve el bileği spliti (bileği sabit tutmaya yarayan sargı) kullanılmaktadır. Sinir sıkışıklığının olduğu yere yapılan steroid enjeksiyonları yaygın ve çok etkili değildir. Tedavinin amacı; ağrıyı dindirmek ve varsa kas gücü kaybını önlemektir. Çoğunlukla ilaç olarak ağrı kesici kullanıldığı için; bu tedavi edici değil, geçici bir çözümdür. Ancak son yıllarda nöropatik ağrı değerlendirilmesi sonucunda kullanılan Neurontin’den (Gabapentin) çok olumlu geri dönüşler alınmaktadır.
Bu tedavi şekilleri ile yanıt alınmayan hastalarda cerrahi seçenek değerlendirilmelidir. 1-1.5 cm’lik bir kesi ve lokal anestezi ile cerrahi girişim gerçekleştirilir. Bası ortadan kaldırılır. Sonuçlar oldukça olumludur.
Kubital tünel sendromu, sıklıkla dirsekteki sinir sıkışıklığını ifade eder. İkinci sıklıkla görülen tuzak nöropatidir. Nedenler arasında bu bölgedeki tekrarlayan küçük travmalar ve ciddi travmalar rol oynar. Osteoartrit, romatoid artrit ve bu bölgedeki yineleyen çıkıklar da nedenler arasındadır. Ulnar nöropatilere, diyabet ve romatoid artritli hastalarda daha sık rastlanır. Küçük parmak tarafındaki uyuşukluk ve ağrı; dirsek bölgesindeki hassasiyet ve ağrı tanıda önemlidir. İlerlemiş olgularda zamanla elde şekil bozuklukları ortaya çıkabilir. Tanıda EMG yine önemlidir. EMG’de önkol ve kol bölgesinde iletim normal iken dirsek bölgesinde iletim yavaşlamıştır. Dirseğin bükülmemesi ve normal pozisyonda tutulması rahatlık sağlayabilir. Cerrahi tedavi, sinir üzerindeki sıkışıklığı kaldırmak ve sinirin yerini değiştirmek şeklindedir. Sonuçlar olumludur.
Ulnar sinir bilekte de sıkışabilir, bu yerde Guyon kanalı olarak adlandırılır. Küçük parmak tarafında ve bilekte etkilenme olur. Cerrahisi bu bölgeye yönelik yapılır. Çocuklukta, dirsekteki bir travma sonucu oluşmuş kırık ya da çıkıktan yıllar sonra ‘Gecikmiş ulnar felç’ ile karşılaşılabilir. Ulnar sinirin etkili olduğu alanlarda uyuşukluk ve güçsüzlük ile ortaya çıkar.
Lateral femoral kutanöz sinirin sıkışıklığıdır. Uyluk kısmının dış kısmında bası oluşur. Uyuşukluk ve karıncalanmalar ortaya çıkar. Şişmanlık, sıkı korse, dar giysiler, kemer, uzun yürüyüşler sıkıntıları artırabilir. Kendiliğinden gerileyebileceği durumlar olsa da tekrarlaması büyük olasılıktadır. Genellikle tedavi semptomatiktir. Cerrahiye gerek kalmadan, neden olan şişmanlık, korse, kemer gibi nedenlerin ortadan kaldırılması ile yakınmalar geçebilir. Bunun dışında bölgeye kortizon, anestetik ve nonsteroid antiinflamatuvar enjeksiyonu yapılabilir. Tüm bunlardan yanıt alınamadığı durumlarda cerrahi uygulanabilir. Cerrahi, basının kaldırılması ya da sinirin kesilmesi şeklindedir.
Bacakta görülen en sık tuzak nöropatisidir. Bacağın alt dış yarısındaki sinir sıkışıklığını ifade eder. Erkeklerde daha sık görülmektedir. Hemen hemen her yaşta rastlanabilir. Bu bölgedeki sıkıntı hızla felce ilerleyebilir. Düşük ayak, duyu kaybı ve ağrı da eşlik edebilir ama genelde ağrısızdır. Nedenleri arasında travmalar, şeker hastalığı ve bu bölgedeki kitlelerin bası etkisi yer alır. Bacak bacak üstüne atma ve bağdaş kurarak uzun oturmalar sinir travmasına neden olabilir. Ayırıcı tanıda bel fıtığı akılda tutulmalıdır. EMG tanıda değerlidir. Cerrahi, basıyı kaldırmaya yöneliktir. Sonuçlar olumludur.
Tarsal tünel sendromu, ayak bileğinin iç arka tarafında seyreden sinirin sıkışıklığı ile ortaya çıkar. Ayak parmaklarında, tabanında ve topukta ağrı ve uyuşukluk olabilir, bu belirtiler özellikle geceleri artar. Yürümekle ve uzun süre ayakta durmakla bu ağrılar artar. Atletlerde sık görülmektedir. Diyabet ve romatoid artrit, ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Bölgeye anestezik ve steroid enjeksiyonu yapılabilir. Tanıda EMG yardımcıdır. Cerrahi, basıyı kaldırmaya yöneliktir ve ilaç ile ayak bileği destekleri ile sonuç alınamayınca önerilir.